Tüm dünyada büyük bir hızla büyüyen Facebook, Türkiye’de adeta çılgınlığa döndü. Kullanıcı sayısı 794 bine ulaştı. Facebook yetkilileri, Türkiye’nin en aktif 25’inci ülke olduğunu açıkladı
Her gün 200 bin yeni üyeyle 45 milyon insanı birbirine bağlayan arkadaşlık sitesi Facebook, Türkiye’de de rüzgarı arkasına aldı. Türkiye’de en çok ziyaret edilen ikinci site haline gelen Facebook’a 3 hafta içinde 500 bin kişi üye oldu. Böylece kullanıcı sayısı da 794 bine yükseldi. Buna göre Kasım ayı içinde siteye Türkiye’den giren kişilerin sayısının bir milyonu geçmesi bekleniyor. VATAN’a konuşan Facebook yetkilileri, Türkiye’nin, Facebook’u en çok kullanan 55 ülke arasında 25’inci sırada yer aldığını söyledi. Peki nedir Facebook’u bu kadar çekici kılan?
Statü sembolü haline geldi
Facebook, üyelerin fotoğraflarının ve şahsi bilgilerinin yer aldığı bir arkadaşlık sitesi. Birbirini tanıyan kişiler burada “arkadaş” olabiliyor. Sitenin birçok kişide “bağımlılık” yaratmasının nedeni ise statü ihtiyacı olarak açıklanıyor. Filozofları, sosyologları ve psikologları biraraya getiren “Dijital Çağda Arkadaşlık” konferansında uzmanlar, arkadaş sahibi olmanın 21’inci yüzyılın statü sembolü haline geldiğini, Facebook’un da bunu tatmin ettiğini söyledi. Üyelerin, arkadaş sayılarını artırmak için çabalaması da buna bağlandı.
İnternetteki her şey tek sitede
İnternetteki her şeyin bu site üzerinden yapılabiliyor olması da Facebook’u çekici kılıyor. Sitede e-posta gönderiliyor, fotoğraf ve müzik paylaşılıyor, gerçek hayattaki buluşmalar buradan düzenleniyor, alışveriş yapılıyor. Üyeler birbirlerine küçük sembollerle öpücük bile yollayabiliyor. Sitenin kurucusu da “İnsanlar arasında ilişkiler ağını internete aynen aktarmak istiyorum” diyor.
Reklam geliri ayda 6 milyon $
Facebook iş dünyasını da etkiliyor. Reklamcılar, herkesin yaşını, cinsiyetini, hobilerini belirterek üye olduğu siteyi hedef kitlelerine ulaşmak için dört dörtlük bir yol olarak görüyor. Zaten Facebook’un geçen haftalarda yüzde 1.6 hissesini Microsoft’a tam 250 milyon dolara satmış olması da buna bağlanıyor. Zira Microsoft, Google’ın lider olduğu sanal reklam piyasasında Facebook yoluyla kendini göstermeyi umuyor. Facebook’un sayfalarına koyduğu reklamlardan elde ettiği gelir haftada 1.5 milyon doları buluyor.
15 milyar dolarlık şirketi var, yer yatağında yatıyor
Mark Zuckerberg, zengin bir ailenin çocuğu olarak büyüdü. Lise yıllarından itibaren bilgisayara ilgi duydu. Psikoloji okumak üzere Harvard Üniversitesi’ne girdikten bir yıl sonra Harvard öğrencilerinin birbirini daha iyi tanıması için Facebook’u kurdu. Okul nüfusunun üçte ikisi siteye iki hafta içinde üye oldu. Facebook, yıl sonunda ABD’de 30 ayrı okula yayılmıştı. İşte bu sırada Zuckerberg, okulu bırakıp California’ya taşındı ve 500 bin dolarlık yatırımla siteyi genişletti. Başta yalnızca belli üniversitelerden öğrencilerin kullanabildiği Facebook 2005 yılında liselere, 2006’da da tüm dünyaya açıldı. Bu sırada Zuckerberg, Yahoo’nun siteyi satın almak için yaptığı 1 milyar dolarlık teklifi geri çevirdi.
Bugün Zuckerberg 15 milyar dolarlık bir şirketin sahibi… Ama para hayatını pek değiştirmedi. Hala kiralık bir evde, yer yatağında yatıyor. Şirketinde ise sabaha kadar mühendislerle çalışıyor.
En büyük fotoğraf ve haber sitesi
* Facebook’un 49 milyon üyesi var. Yıl sonunda 60 milyon olması hedefleniyor.
* Her ay 4 milyon üye ekleniyor.
* Ayda 600 milyondan fazla arama yapılıyor. Toplam 30 milyar sayfaya bakılıyor.
n Günde 8.5 milyon fotoğraf eklenen Facebook, internetin bu alandaki en büyük sitesi. Sitede toplam 1.7 milyar fotoğraf var.
* Dünyanın en çok ziyaret edilen 7’nci sitesi.
n Facebook’ta 500 bin grup bulunuyor. Bunların 2 bini üniversite ve 25 bini ise lise grupları…
* Üyelerin yüzde 60’ı siteye günde en az bir kez; yüzde 85’i haftada en az bir kez giriyor.
* Facebook’un en büyük kullanıcı grubu 17-25 yaş arası kızlar (yüzde 69).
* 35 yaş üstü üyelerin sayısı bir yılda yüzde 4700 arttı ve 3.6 milyon oldu.
*Üyeleri hakkında her gün 300 milyon bilgi notu güncelleyen Facebook, dünyanın en büyük haber sitesi.
Amerika’da 399 dolara satılmaya başlanan DiskGo bellek fiyatıyla dikkat çekiyor. GB başına 12.5 dolara mal olan flash disk piyasada hareketlenme yaratabilir.Saniyede 480 MB transfer hızına sahip. Ayrıca flashdiskte CryptArchiver adlı bir şifreleme mantığıda kullanılmış.
DiskGo, 32 Gb kapasitesine ulaşan ilk firma değil ama özellikle saldırgan bir fiyat politikası sergilediği düşünülürse diğer üreticilerinde bu hamleye en kısa sürede karşılık vermelerini bekleyebiliriz.
Beyaz dün akşamki Beyaz Show’da Mehmet Ali Birand’ınkileri aratmayacak bir gafa imza attı.
Programı açtıktan hemen sonra son günlerde yaşadığımız zorluklardan bahsetti ve ardından “bu yükün en büyüğü ise habercilerin omuzunda” dedi. Amacı lafı Mehmet Ali Birand’la Kanal D muhabiri Ekrem’in canlı yayında sürekli kopan bağlantısandan doğan komik görüntülere getirmekti.
Ama Beyaz da Mehmet Ali Birand’ın yaşadığı canlı yayın kazalarından birine imza attı: “Habercilerin işi çok zor. Güneye gidiyorlar geliyorlar, güvenlik problemi var. Bir sürü şey var, canlı yayın yapıyorlar. Uydu bağlantısı sağlanacak. Ses gelecek. Çok zor bunlar. Özellikle Mehmet Ali Erbil’e kocaman bir alkış alalım” dedi.
Ardından seyirci beyazı uyardı. Ancak bu da bir canlı yayındı ve laf ağızdan çıkmıştı. Beyaz hatasını düzeltmek için şunları söyledi.
“Bir dakika Mehmet Ali Erbil dedim. Bunu niye söylediğimi bilmeden buradan bana ’yanlış söyledin’ gibi laflar geliyor. Yapmayın. Şovmeni yayında rezil etmeyin. Yanlış söylediğimin farkındayım. Mehmet Ali Erbil de demek ki bizi andı”
TNGames, FPS Vest ile oyunlarda isabet eden mermileri, patlamaları veya dokunuşları da simule ettiğini söylüyor.
Yelek yazılım destekli. Sekiz aktif bölge ve bunları besleyen hava kompresörü yardımıyla kullanıcının oyun tepkilerini hissetmesini sağlamaya çalışıyor. Kasım ayında çıkacak yeleğin üç farklı renkteki sürümleri için ön sipariş alınıyor. Sistem gereksinimleri şu şekilde:
İşletim sistemi: Microsoft Windows XP ve daha yenisi
CPU: 1.0 GHz
RAM: 512 MB
Ekran kartı: 64 MB ATI Radeon 9600 ya da nVidia GeForce FX5200
Multiplayer: Internet (TCP/IP) ve LAN (TCP/IP) oyunu destekleniyor.
Yüz milyonlarca kullanıcı her gün yüz binlerce saatlik videoyu internete yüklüyor. Daha basit ve profesyonel videolar için ücretsiz, basit ve web tabanlı alternatifleri inceledik
Yüksek hızlı ve kesintisiz internet erişimi sunan genişbant ağlar, Flash video formatı ve gelişmiş web platformları… Sıradan kullanıcılar
için pek bir şey ifade etmeyen bu üç teknik ayrıntı internet üstündeki video çağını başlattı. YouTube ve benzeri siteler sayesinde milyonlarca kullanıcı gerek kendi yarattığı gerekse bir yerlerden kaydettiği videolarla milyarlarca saatlik görsel arşiv oluşturmayı başardı.
Cep telefonlarının bile yüksek kalitede video kayıt yapabilir hale gelmesi ve bilgisayarda video düzenleme için birçok kolay yazılımın çıkması da bu süreci iyice hızlandırdı. Ancak yine de en pratik çözümler yine hiçbir şey yüklemenize gerek kalmadan tamamen web üstünde çalışan uygulamalardan geliyor. İşte sizin için seçtiğimiz 3 örnek.
www.Eyespot.com İlk olarak 2006 yılında tanıttığımız Eyespot, web tabanlı ilk video kurgu sitelerinden biri. Ücretsiz hizmette yüklediğiniz videolarınızı birkaç tıklamayla kolayca yönetebiliyorsunuz. Farklı ses ve video kanalları açabilmek ve mevcut video galerisinden hazır görüntüler çekmek de mümkün. Görüntüler arası geçişler için çeşitli seçenekler de var.
www.Jumpcut.com Yeni hizmetlerden biri olan Jumpcut web tabanlı editörler arasındaki en gelişmiş örnek olarak dikkat çekiyor. Kütüphanesinde geniş bir efekt ve geçiş arşivi bulunan sitede buna ek olarak benzerlerinde olmayan ses seviyesi kontrolü de yer alıyor. Elbette bu kadar maharetin yan etkisi olarak biraz hantallık da ister istemez gündeme geliyor.
www.Cuts.com Web üstünde hizmet veren en gelişmiş örnek olarak öne çıkan Cuts.com web üstünde video dosyalarınızda yapmak istediğiniz birçok düzenlemede destek oluyor. En büyük özelliği MySpace, YouTube gibi paylaşım sitelerinde adresini girdiğiniz videoları çekip kolajlar yapmanıza imkân vermesi. Böylece mevcut videolardan bambaşka şeyler de çıkarmak olası.
Very high data rate DSL, çok yüksek hızlar vaat eden gelişen bir teknolojidir.
300 metreye kadar olan mesafelerde 51-55 Mbps arası hızlara erişmek imkan dahilindedir. ADSL’nin yaygınlaşmasına paralel olarak onunla birlikte kullanılacağı düşünülmektedir. Transmisyon teknolojisi ve etkinliği bazı ortamlarda henüz denenmemiştir. Standart belirleyicileri üzerinde çalışmaktadır. Tüm dünyada telekom şirketlerinin ağlara geniş bant giriş sağlamak için yeni kararlar aldıkları biliniyor. Maliyetin azalabilmesi için bu şirketler son kullanıcıya giderken bakır telleri kullanmaktalar.
Buna izin veren teknolojilerden birisi de VDSL ‘dir, Very High bitrate Digital subscriber line. Kısaca açıklamak gerekirse VDSL, kısa mesafede hattın uzunluğuyla ters orantılı olarak yüksek hız data transferi sağlayan bir teknolojidir. Upstream olarak 300 metrede maksimum 51 ila 55Mbps hız desteklerken, 1500 metre sınırında 13 Mbps civarı hızlar elde edilebilir.
Upstream hızları SONET ve SDH�in 155Mbps hızının alt çarpanlarıdır ve yine mesafeye göre aşağıdaki gibi değişirler:
VDSL, hata düzeltme olmaksızın data aktarımına da izin vermektedir. Bu sıkıştırılmış video transferi yapılmasına izin veren bir data iletişim tekniğidir.
VDSL teknolojisi büyük bir oranda ADSL teknolojisine benzemektedir. Fakat ADSL daha uzun mesafelerde de çözüm getirebilmesiyle beraber, çok daha karmaşık bir teknolojidir.
VDSL, telefon hatlarının karakteristikleri halen tam olarak anlaşılamadığı için, araştırma aşamasında bir teknolojidir. En büyük bilinmeyen ise VDSL ‘in güvenli olarak gönderilen paketleri ne kadar uzaklıktaki bir mesafeye taşıyabileceği. Bu sorun ADSL, ISDN ve telefonlaşmada herhangi bir sıkıntı çıkarmazken, VDSL ‘in kullanacağı frekansda sorunlarla karşılaşılmaktadır.
VDSL,in video ve asimetrik veri iletişiminde ATM hücre biçimini kullandığı varsayılmaktadır. Esas zor olan VDSL ‘in non-ATM biçiminde (mesela geleneksel PDH yapısında) ve genişband hızlarda (T1/E1 hızından daha yüksek) simetrik kanallar arcılığıyla nasıl veri taşıyacağıdır. VDSL üst seviye iletişim kurallarından tamamıyla bağımsız değildir; şöyle ki birden fazla uçbirim cihazını bağladığınızda bağlantı düzeyi biçimini bilmek zorundasınız.
Üçüncü zor durum ise kablo altyapısı ve müşterinin kendi tarafında kullandığı cihazdır. Sistem yönetimi, güvenilirlik, ve veri taşıması ADSL ve ISDN ‘deki gibi hub şeklinde çalışma ve aktif ağ sonlandırması gerektirir.
Fakat maliyet yabana atılmamalıdır. Küçük Optik Ağ Ünitesi (ONU), fiber kablolama, arayüzler ve gerekli cihazlar düşünüldüğünde VDSL maliyetinden çok daha pahalı bir sistemdir.
Intel’in öncülüğünde geliştirilen USB 3.0 standardında artık sona yaklaşılıyor. Günümüz USB spesifikasyonuna göre 10 kat daha hızlı olacak USB 3.0, 5Gbps gibi hayli iddialı bir hıza sahip olacak. Geriye dönük olarak USB 2.0 ile de uyumlu olacak USB 3.0′a yönelik çalışmalar gelecek yılın ilk yarısı içerisinde tamamlanmış olacak.
Yüksek transfer hızının yanı sıra daha düşük güç tüketimi ve protokol verimliliği sağlayacak olan USB 3.0′ın sahip olduğıu hızı ifade etmek gerekirse yeni ara birim sayesinde 27GB’lık HD DVD içeriği 70 saniyede USB 3.0 aracılığıyla transfer edilebilecek.
Kısaca USB 3.0 400mb/s hız ile çalışacak SATA’dan hızlı =)
AB mahkemesi, rekabeti engellediği gerekçesiyle yazılım devi Microsoft’a 2004 yılında verilen 497 milyon euroluk rekor para cezasını onayladı.
Lüksemburg merkezli Avrupa Bidayet Mahkemesi tarafından verilen kararda ayrıca Microsoft’un gerekli yazılım kodlarını rakipleriyle paylaşmasına ve Windows işletim siteminden medya oynatıcısını (Windows Media Player) ayırmasına hükmedildi. Rekabeti ihlal ettiği ve kararlarına uymadığı gerekçesiyle Microsoft üzerindeki baskısını son yıllarda sürekli artıran AB Komisyonundan yapılan açıklamada, kararın memnuniyetle karşılandığı belirtildi.
DAVANIN GELİŞİMİ
AB Komisyonu, Microsoft hakkında rekabet soruşturmasını, Aralık 1998′de Java yazılımıyla tanınan Sun Microsystems’in şikayeti üzerine başlatmıştı.
Geliştirdiği sunucu programlarını Microsoft’ın Windows işletim sistemine entegre edemediğini belirten Sun, Microsoft’u, masaüstü bilgisayar sistemlerindeki hakim durumunu kötüye kullanmakla suçlamıştı.
Microsoft’u resmi olarak ilk kez Ağustos 2000′de rakiplerine kasten gerekli bilgileri vermemekle suçlayan AB Komisyonu, soruşturmayı derinleştirerek bir yıl sonra şirkete gönderdiği ikinci belgede suçlamalarını multimedya yazılımlarını da içine alacak şekilde genişletti. Buna göre Microsoft, görüntü ve ses oynatıcısı (media player) yazılımını Windows işletim sistemine dahil ederek bu alanda rekabeti engelliyordu.
AB Komisyonu, yeni şikayetleri de dikkate alarak gerekli adımları atmayan Microsoft’u, Mart 2004′te 497 milyon avroluk rekor para cezasına çarptırırken, 120 gün içinde gerekli yazılım kodlarını rakipleriyle paylaşmasını ve Windows işletim sisteminden medya oynatıcısını ayırmasını talep etti.
Kararı temyiz için AB mahkemelerine başvuran Microsoft, sonuç alamazken, AB Komisyonunun kararları uyarınca 2005 yılında piyasaya sürdüğü medya oynatıcısız Windows işletim sistemi (Windows XP Home Edition N) çok az taleple karşılaştı.Bu arada Microsoft’un gerekli rekabet kriterlerini karşılamadığını düşünen AB Komisyonu, 2006 yılında şirketi 280,5 milyon avroluk ikinci para cezasına çarptırdı.
AB mahkemesinin bugünkü kararının ardından AB Komisyonu’nun Microsoft’a geçmişe dönük yeni ağır para cezaları uygulaması bekleniyor.
Microsoft ya da AB Komisyonunun, Avrupa Bidayet Mahkemesinin kararını bir üst mahkeme olan Avrupa Adalet Divanı’na götürme hakkı bulunuyor.
Dizüstü bilgisayarlar, kolay taşınabilir olduğundan dolayı sizinle beraber her yere gelebilirler. Bu tür portatif cihazların da sorun çıkardığı bazı yerler olabiliyor. Mesela yatağınız.
Bu işe çözüm bulan bir öğrenci, aşağıdaki videoda izlediğiniz gibi bir sistem hazırlayarak dizüstü bilgisayarına kayan bir sistem ile son derece keyifli ve kullanışlı bir kullanım ortamı yapmış.
Kişisel bilgisayarlar için ürettiği çevre birimleriyle de önemli bir yere sahip olan Microsoft, yeni faresiyle tek bir USB yuvası kullanarak harikalar yaratıyor.
Microsoft’un Mobile Memory Mouse 8000 ismini verdiği yeni ürünü, tek bir USB yuvasının bile bazen değerli olduğu taşınabilir bilgisayar kullanıcıları için önemli getiriler sağlayan bir ürün. Ürün öncelikle bilgisayarla iki farklı şekilde iletişim kurabilen bir fare durumunda. İsterseniz kendi alıcısını USB yuvasına katabilir ve hemen kullanmaya başlayabilirsiniz. İsterseniz ise farenin altındaki anahtarı Bluetooth konumuna getirip kullanıma bilgisayardaki yerleşik Bluetooth alıcısıyla devam edebilirsiniz.
Bellek Nerede?
Farenin içindeki USB bellek ise USB yuvasına taktığınız alıcının içinde. 1 GB’llk flash bellek önemli belgelerin her yere sizinle gelmesini sağlayacak kadar. Bu farenin şarj edilebilir bir pil kullandığını da belirtelim. Pilin doldurulması için ise değişik bir yöntem geliştirilmiş durumda. USB yuvasına takılan alıcı ile farenin arasında iki tarafa da manyetik olarak tutunan bir kablo yerleştiriyorsunuz. Bu şekilde sadece bir USB yuvasından hem farenizi kullanıyorsunuz, hem farenin pilini dolduruyorsunuz hem de bir flash belleğe sahip oluyorsunuz.
Donanım ürünlerine yaptığı girişin 25. yılında Microsoft sürekli yeniliklerle geleceğini de bu şekilde gösteriyor.